k-drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
k-drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ara 2012

I Need Romance / Benden uzak Allah'a yakın olası dizi...


Başlıktan anlaşıldığı üzere çok sinirliyim.Herhalde gecenin bir yarısı olduğu için asabiyet katsayım yükseldi.Efendim ben bu dizide daha tazecik 3.bölümdeyim(deydim diyelim biz şuna çünkü hemen sildiğim için artık değilim.).Çok fazla yorum yok dizi hakkında.Neredeyse çoğu tanıdık bloğu arşınlasam da kimse bir şey yazmamış hakkında neyse ki bir tane buldum da okudum dedim gider bu dizi güzel herhalde beğenmiş blogger çünkü.İlk 3 bölüm problem yok eğlendim falan ama kızla oğlan var 10 yıllık sevgili taam mı.Oğlan bunu aldatıyo falan neyse kızımız çok bağlanmış- ee 10 yıl kolay mı diyip affediyo.Ki bu oğlan daha öncede aldatmış kendisini.İlk değil yani kız o zamanda sineye çekmiş.Ne miğde var şaştım.Bide tutup karşısına geçti açık açık o kız afet ya, çekimine kapılmadan edemiyosun, kokusu başımı döndürüyo falan tarzı bir şeyler dedi.Ulan! hoş kız, beni çekti falan de it.Bide anlatıyo ayrıntısına kadar haspam.Kızın yerinde olcam -önünde kahve fincanı falan var mıydı bilmiyorum, hatırlayamadım şuan ama- varsa şayet onu kafasına indiriverdim mi beyninin bekmezini akıtırın! Eğer fincan yoksa da ağzını burnunu kırmak suretiyle kafatasını eze eze onu cafenin camlarını vura vura linç ederim.Çok garip bir anlatım oldu ama bağışlayın bir an dellendim yani.Neyse.Bide bunun yakınında yakışıklı mı yakışıklı dalyan oğlumuz var.Daha ilk saniyelerden vurdu beni 12'den! Önceden izlediğim fan yapımı videolardan bu ikisinin aşık olacağını çıkarmıştım zaten ve çook tatlılardı o videolarda.Baya bir kiss sahnesi geçiyordu ama bütün olarak sevdim kerataları.Neyse ben izliyorum ama merak da ediyorum bu kız şu 10 yıllık dallamasından ayrılıp ne zaman bizim oğluşa varcak da böyle tatlumu tatlu ikili olacaklar diye.O yüzden hem blog yazısı arıyorum hemde yeppudaa'da yorumları okuyorum.Ne göreyim.Sonu hakkında berbat olmuş diyeni duymuştum ama bu kadar haklı olduğunu harbi harbi tahmin edememiştim.Hani dedim onun son anlayışı belki farklıdır, hani ilk defa girdiyse k-drama olayına bu kısacık sonlara alışkın değildir diye düşündüm ama genede içimi yidi o kurt.Dur lan ben bi eski yorumlara damlayayım ne çıkcak sonunu öğrensem de önemli değil nasılsa tarihi-iz bırakacak- bir dizi değil yani sonunu bilmek sarsmaz beni zaten eğlencesine izlenecek dizilerden.Neyse gittim geriye bir baktım anacım kız sen bırak yakışıklı mı yakışıklı oğlanı, bilmem kaç kere kendine buynuz taktırdığı eski erkek arkadaşına dön.Bu kişi zatenn yıllardır haz alamadığım Kim Jeong Hoon ayrıca.Adam şu koca evrendeki tek erkek kalsa bakmam o derece itici geliyor, bu dizide de resmen bitti yani varlığını bile kaybetti gözümde.Sevmiyorum adamı ya içim alamıyor.Her neyse zaten 2.ve seçilmeyen oğlanın yakışıklılığına bir şey demek nee hacet adam bir yürüsün içimden 'beyler dağılın!' demek geliyor.O derecede mükemmel bir adam, iyi kalpli ve -sonradan ortaya çıkacak sanırım emin değilim ama- zengin.Kısacası bu son beni bitirdi.Anında kapadım ve indirdiğim bölümleri sildim.Ulan dizi mi yok piyasada 16 saatimi verip seni izliyicem.Hayır sonunun dandik olması neyse de, bide o adamı bırakıp O! adama gitmesi beni cinnet geçirtirdi herhalde.O yüzden akıl sağlığım içinde en hayırlısını yaptığımı düşünüyorum.Halbuki çok güzel gidiyordu dizi diğer kızları falan çok sevdim hatta bir kız var onun aşık olucağı adamı çok merak ediyordum ama kusura bakmasınlar onun merakı için bile açıp izlemem.Ya kızım gurur diye bir şey var ya allahın aşkına yapma gözünü seveyim.Bu ne rahatlık sen bu insanla bir ömür geçircen bide güvenemediğin insanla bir ömür geçer mi kendini yer yaşlanır insan be.Gururu boş verdim bu yüzden bile siktiri çekerdim o adama.İstersen aşkından geber bu dünyaya paronayak bir manyak olarak ölmeye gelmiyosun sonuçta az gururlu ol be! Ay neyse döktüm içimi rahatladım.Muhtemelen dizinin sonu hakkında sizde benim gibi pek bir fikire sahip değildiniz ve harıl harıl blog yazısı aradınız.Çünkü diğer oğlanı seçme ihtimali olduğunu düşündünüz ve yakışıklı erkekciğimin üzülmesine dayanamassınız.Alın okudunuz nasıl bir sonun sizi beklediğini.Malesef o 10yıllık hödüğü seçti.Ee şimdi izleyip izlememek size kalmış.

Tercih etmediği yaratılış şaheseri de bu ; 
Ps: Güldüğü zaman acayip panda yavrusuna benziyor ki anlatamam.Ve bu acayip tatlı.Ölürüm lan senin gülüşüne ben.Nasılda içten içten gülüyo öyle sıcacık :(

En iyiyi en sona sakladım kihkihkhihihi

Şimdi resimlerine falan bakarken acayip bir kıpır kıpır oldum hele ki bir sahnede üzerini falan çıkarıp +18lik olaylara giriliyormuş ama off valla geri dönüşümden çıkarıp izliyicem oğlum senin için bu lanet diziyi.Kaybol gözümün önünden.Ben ne zaman soyunan erkeğe bu kadar düşkün oldum hem.Neymiş öyle soyunmak falan hıh.Öhöm bir kaç dizin var nassa onları izler anarım bol bol seni.Umarım o dizilerinde de üzerini çıkartıyosundur tatlım.Yada çıkarma ya şimdi olay yaratmaya gerek yok.

Hee bu arada bilmeyenler için- yani tanımıyor falan olabilirsiniz- seçtiği tipsiz meymenetsiz bu!
Ps: Adamın tipini de oyunculuğunu da sevmiyorum.Fanları falan okursa şayet bu yazıyı kusura bakmasınlar ama renkler ve zevkler tartışılmaz.Boşuna yorum bölümünde kalabalık yapmayın yani.Onun yakışıklılığı ve oyunculuğu hakkında tartışmak dahi istemiyorum NOKTA!



Atarlı blog yazarı Cemreden bu kadar.
Bu aldatma üzerine bir video paylaşıp kaçacağım.
Diziye sitemden oğlana aşka dönüştü bu yazı ama fikrim gene değişmedi.
İzleeemiiiciiim.
Ben buyum abicim ahanda bu (aşağıdaki videodaki) kadından farkım yok.
Gelemiyorum abicim ters bana adamı yolarım parçalarım!
Neyse bilgisayarı tekmelemeden bana eyvvallahhh..




Selam! Wattpad hikayeme göz gezdir ---> Kralın Kalbi




.................................................................................




31 Eki 2012

Arang and the Magistrate / 3 dolunay geçene kadar seninleyim...


Mükemmel, mükemmel, mükemmeeel! Uzun zamandır -hatta bir dakika- hiç böyle bir dizi izlememiştim kore camiasından.Elbet fantastik öğeler barındıran diziler var ancak başından itibaren öyle sardı ki resmen kitlendim diziye.Karakterler konu görsellik çok çok iyiydi.Özellikle Min ah ve Junki çok tatlı bir ikili olmuş.Özellikle Junkiyi uzun zamandır göremiyordum dizilerde.My girlden sonra bir kaç dizide oynadı ancak ben o yapımlarını daha izlemedim o yüzden uzun zamandır görmediğim bir arkadaşı görür gibi oldum ve çok sevindim nedense.Yakışıklılığından bir şey kaybetmemiş o kesin.
Esas adamımız Eun oh hayaletleri görebilen ve bundan nefret eden yarı soylu-yarı köle, yakışıklı bir oğlandır.Kaybettiği annesini bulmak için Miryang'a gider ve orada saf, güzel ve bir o kadarda hayalet kızımız Arang ile tanışır.Bu kız onun bir şekilde yargıç olmasını sağlar ve geçmişi için ona yardım etmesini ister.İlk başta onu yok gibi görüp köşe bucak kaçarken, onda kafasındaki sorulara cevap bulacak anahtarın olduğunu öğrenince olay tamamen tersine döner.Arang onun çözmesi gereken şifreyi beyninde tutuyordur ancak gel gör ki kızımızın hafızası tamamen sıfırlanmıştır.Hem ona yardım edip hafızasını ve neden öldüğünü bulmaya, hemde annesini aramaya başlarlar.Ancak bu işe Yer ve gökyüzü kralları da dahildir ve onları bekleyen gerçekler hiç o kadar toz pembe olmayacaktır.



Nasıl beğenmezler bu diziyi anlamam.Şimdi birkaç yorum okudum ve çok şaşırdım! Sıkıcı ve saçma olduğunu söyleyenler mi dersin, tamamen boğucu olduğunu söyleyenler mi dersin...Pardon ama siz bu işten anlamıyorsunuz canım, hiç yorumda bulunmayın.Ben fantastik kurguyu ölümüne seven bir insan olarak açıkcası çok çok sevdim ve etkilendim bu diziden.Kime, neye, hangi amerikan dizisine benzediğine değilde, ortaya çıkan şeye bakarsak daha mantıklı olur kanımca.Çünkü farkındaysak bu devirde yeni bir şey çıkarmak ve onu sunmak neredeyse imkansıza yakın.Yeni birşeyler ortaya koyanlarda zaten milyonda bir çıkıyor...İşte bu bakış açısını edinmediğimiz sürece izlediğimiz her yapımda, bir önceki başka yapımların izini ararız.Halbuki güzel miydi, konu işleyişi, karakterler nasıldı önem vermemiz gereken buydu.Neyi tekrarladığına değil, ne kattığına önem vermek en mantıklısı.Hep yenilikçi yapımlar ararsak hayal kırıklığına da hazırlamamız gerekir kendimizi canlarım.O yüzden gereksiz yorumlar yapmayınız.Sizin yüzünüzden güzelim diziyi izleyemeyecek olanları düşünüp ben üzülüyorum!



Kızgınlığımı bir kenara bırakıp dizi hakkındaki yorumlarıma dönmek istiyorum.Fantastiği sevsem de aşkla harmanlanmadığı zaman benim için boğucu bir hale gelebiliyor.Bu yüzden önemli olan ve mutlaka izlenilmesi gerekenlerin dışında salt fantastikten çok, romantizmle harmanlanmışlarına yöneliyorum.Bu diziyi sevmemin bir diğer nedeni de buydu.Birde işin içine komediyi sokmuşlar ki demeyin keyfime.Tekrar üstüne basıyorum Min ah ve Junki çok tatlı bir çift olmuş.O birbirlerine bakışları, laf sokuşları, türlü itiş çekişleri çok sevimliydi.Açıkcası dizi bittiğinde bile özledim o ikiliyi.O derece bağlamışlar beni kendilerine.



Ah o iki sevimli krala bir çift söz söylemeden bitirmem yazıyı :D Siz ne kadar tatlıydınız ya.Yeraltı kralının yaşlı vücudu için yakınması, yeryüzü kralına oyunda sürekli yenilmesi ve girdiği tripler! Çok tatlı bir ikiliydi onlarda.Zaman zaman neden kendi işlerini kendileri halletmiyor be! diye sitem etsem de, onlarında bir bildikleri vardı diyorum.Sonuçta koca krallar kimi sorgulayacağım canım! hehe Her neyse o detaya girmiyim çünkü fantastik bir şey ise ortadaki, fazla sorgulamamak en iyisidir.O ikilinin bir resmini paylaşayımda tatlılıklarını görün.Gerçi setten bir görüntü ama bence karakterleride gayet bu atmosfere uygun hehe


Şapkalı olan ölüm meleği rolündeki abimiz yanlış olmasın :D
Dizinin yan karakterlerindede aşk vardı.Şaman ve esas oğlumuzun sağ kolu Dol soe çok şeker bir çiftti.Onların aşkı da nefretle başlayan cinsten.Kavga gürültü olsada aralarında, aslında ikiside fazlasıyla utangaçtı.Allahım Dol soe'nin utanarak  'Sen beni ayartmaya mı çalışıyorsun!' diyişi hala gözümün önünde :D İlk başlarda Dol soe fazlasıyla sinirimi bozsada (Arang'a karşı yaklaşımından dolayı) sonradan kendini affettirdi.Yürekli adamdı vesselam.Selam olsun sana Dol soeeee! :D


-Ve ikiliden bir kare-

Hazır gelmişken birkaç resim koyalım dimi ama hehe 
Çoook tatlılaar :(  ♥_♥

Şimdi paylaşacak başka şeyler arıyordum ve dedim güzel bir mektubu paylaşayım sizinle.Sevgili Arangımızın oğluşa yazdığı o yürek parçalayan mektubu.
İzlediğiniz zaman neden parçaladığını anlarsınız yeterince :(


Yargıç...
Birisi bir gün 'Rüyamda bir kelebek gördüm.Ben mi kelebektim, kelebek mi bendi bilmiyorum...'demişti.Seninle tanıştığım andan itibaren ben de öyle hissettim.Bir anlığına, hayalet olan insan mıyım, insan olan bir hayalet miyim unuttum.Zaman bir rüya gibi gelip geçti.Mutlu olduğum zaman mutlu olduğumu hissettim.Üzgün olduğum zaman üzüntüyü hissettim.İnsan olarak geçirdiğim günler gerçekten çok hoştu.
Bana değer verdiğin için teşekkür ederim.Yaşamıma değer verdiğin için teşekkür ederim.Karanlığın ay ışığını soldurduğu gibi, kalbindeki yerim de eninde sonunda yok olacak.Ama senden beni unutmanı istemeyeceğim.Lütfen beni hatırla.Arang adını unutma...
Yargıç...
Seni seviyorum...




Yazımın sonuna gelmiş bulunmaktayız.Yazarken keyif aldığım dizilerden biriydi.Bazıları ihtiyaçtan yazılsa da Arang daha izlerken bile mutlaka yazmalıyım dedirtti bana.Pek fazla ayrıntıya giremememi izleyince anlayışla karşılayacağınıza eminim çünkü karışık ve anlatılmaması gereken sahneler var her bölümde.Olay üstüne olay ama o kadar merak ve zevkle izlettiriyor ki şaştım kaldım.O yüzden bol resim koydum.Zaten izleyeceğiniz için sorun yok yani hehe :D Bak izleyin mutlaka çok kızarım valla! Şaka bir yana Arangı çok sevdim ben.Eminim sizde zevkle izleyip çok güzel bir dizi katmış olacaksınız beyninizin ve kalbinizin arşivine.Çok yoruldum ve baya zamanımı harcadım ama değdi gerçekten güzel bir yazı oldu :) Alttada gif ve ikilinin kısacık bir diyaloğunu paylaşıp kaçar artık ben.

 İzleyin, izlettirin ^^



- Bir çiçeğin solduğu yerde başka bir çiçek açar.Bir rüzgarın estiği yerde başka rüzgarda eser ama sana olan duygularım sonsuza dek sürecek.Cennete gidersem seni unutmuş olacağım, cehenneme gidersem de sen beni..Yani hiçbir şekilde birbirimizi hatırlayamayacağız.
+ Ben seni, sana olan sevgimle bulacağım...Seni gördüğü anda aniden duran, gözünden yaş akan, kalbi hızla atmaya başlayan birini görürsen onun ben olduğumu anla.
Arang...
Seni seviyorum.



Selam! Wattpad hikayeme göz gezdir ---> Kralın Kalbi




.................................................................................




17 Eki 2012

Haeundae Lovers / Balık kokan bir aşk..♥


Evet efendim geldik güzel bir dizi yazısına daha.Gene uzun aralıklar vererek yazma işini aksatıyorum ama napalım hiç olmamasından iyidir diyip böyle arada sıvıyoruz kolları :) Daha dün bitirdiğim için, içimdeki yazma şevkini H.lovers'a adadım.Eğlendim, bol bol güldüm ve kendime yeni bir oppa edindim bu dizide.Sizede olabildiğince kısa bir şekilde anlatmaya çalışacağım; Şimdilik konusuna değineyim.

Efendim bir adet balıkçılık yapan ayrıca babası eski bir mafya olan kızımız var.Bu kızımız ailem-amcalarım- dediği 3 adet eski mafya yancısı olan erkek ve kaza geçirip zekası 6 yaşına düşmüş mafya babasıyla yaşıyor.Elini ayağını çekmişler bu mafyacılık işinden ve Busan sahillerinde balık yakalayıp satarak hayatlarını geçiriyorlar.O sırada gizli bir uyuşturucu mafyasını çökertmeye çalışan esas oğlumuz savcı bey bu kızımızla karşılaşıyor ve bir dolu yanlış anlama sonucu kızın evinde oda tutup orda yaşamaya başlıyor.Güya kızın sevgilisi olan uyuşturucu şebekesinin liderini yakalayacak.Tabi tamamen yanlış anlama sonucu bu kanıya varıyor ve böylelikle güzel, eğlenceli dizimiz başlıyor...


Çok fazla gülüp eğlendiğimi söyleyebilirim.Şu aralar bu tarz dizilere o kadar ihtiyacım vardı ki anlatamam.Şöyle entrikalara fazla dalmayan gülüp neşelenebileceğim bir dizi arıyordum ve H.lovers bana bir hediye gibi düştü.Karakterler çok sıcak özellikle esas kızımızı bir çoğunun aksine oldukça sevimli buldum ben -ki ilerleyen bölümlerde daha bir sevimli olucak.Esas oğlumuzda oldukça yakışıklı -kaslı maslı- şirin bir abimiz.Açıkcası rolünüde çok güzel yapıyor.Biraz Binie havaları vardı özellikle komik sahnelerinde o enerjiyi aldığımı söyleyebilirim.Tabi bu abimizin Binieden farklı bir havası vardı yani birebir aynı görmedim kesinlikle.Sadece azcık benzettim hani soğuk havasının yanındaki mizacını falan.


Diğer karakterlere değinmek gerekirse evdeki 3 emekli gangster abilerimizle başlayabiliriz.Küfürbaz bir donseng vardı tabi onun dışında 2 abimiz oluyor.Onlarda eğlenceliydi ama oğluşumu fazla dışladılar hafızasını kaybedince o yüzden gıcık oldum bir süre ama onların yapısına verdim bu durumu sonuçta öyle ellerini açıp kucaklamak istememeleri normaldi ama sonunda zaten sevdiğim bir tip olup çıktılar bu durumda fazla canımı sıkmadı.Bir tanede ajumma vardı oda ne gıcık bir şeydi yea.Yani kadının suratına suratına yırmıh atasım geldi gerzek, itici birşeydi ama sayesinde güldüğüm yerlerde oldu.Onun dışında hasta olan babamızda çok şekerdi.O çocukluk triplerini ve hallerini çok güzel oynamış.Hele kızla oğlan öpüşmeye çalışırken birden ortada belirmelerine ayrı bir güldüm.Küçük havuzda o deniz gözlüğüyle dalıp dalıp çıkması falan.Çok şekerdi.



Aslında çok daha fazla şey çıkardı belki anlatacak ama ben böyle dizilerde kısa kesmeyi seviyorum çünkü anlatılacak espiriler, konular daha sonra izlendiğinde o anki tadı vermeyebiliyor.Kısacası bol bol gülmek ve eğlenmek izliyorsanız izlemenizi şiddetle öneririm.2 karakterin aşkı da çok şekerdi uzun zaman unutmam o ikiliyi diye düşünüyorum.Abimizde çok yakışıklıydı yani ne diyim allah sahibine bağışlasın bundan sonra takibimde benim! hehe Yeni oppam listesine ekledim hiç düşünmeden.Kısacası; Daha fazlada dizi hakkında yorum yapmıyıcam bu kadar övdüysem açın izleyin canım aaa! :D Kendi yaptığım gif'ide paylaşıp ufaktan gideyim ben buralardan ^^





Sevgiler, saygılar..



Selam! Wattpad hikayeme göz gezdir ---> Kralın Kalbi




.................................................................................



28 Ağu 2012

A Gentleman's Dignity / Kaderin kırmızı ipi...

' Ajussilerle dolu bir dizi miii?? 0.0
                       Ajussi sevmem ki ben! -_-
Oppa isterim oppaa!! *o* '
 mı diyorsunuz? 

Bence bir daha düşünün...


Evet efendim geldik güzel bir k-drama yazımıza daha.İlk başta klasik bir B.o.f ve ilerki yaş sendromlu ajussiler gibi gördüysemde  onları, yaşlarına başlarına bakmadan çocuklaşabilen bir 4'lü oldular dizi boyunca.Çok güldüm, hüzünlendim, ağladım ve kahkaha attım.Sevdim ben bu diziyi.Evet büyük, çok büyük beklentilerle izlemiştim (malum senaristi Secret garden gibi bir dizinin senaristi olunca..) Tabiki de o beklentimi az çokta olsa karşıladı.Kötü değildi veya vasat.Ama genede bana Eun sook unninin bütün yazma gücünü Secret'a verdiğini kanıtladı kısacası.Dizi kötü değildi, benim beklentilerim çok büyüktü o kadar.

Aslında öyle pek konu olabilecek bir şey yok.Yani entrikaya, yalana dolana maruz kalmış bir dizi değil.Komik, eğlenceli, sıcak, samimi..Onun dışında bir adet Beyzbol hakemi kızımız var.O birine aşık ama platonik.Daha sonra kader onu başka bir adamla karşılaştırıyor.İlk başlarda ona karşı bir şey hissetmese ve diğer adamdan kopamasa da zamanla diğer oğlumuza abayı yakıyor ve olaylar bu şekilde gelişiyor.Platonik aşık olduğu adam ve sonradan aşık olacağı adam çok yakın arkadaşlar.Gelin gerisini siz düşünün...


İlk karşılaşmalarında oğlan onu pencere arkasından görüp aşık olsada ikinci karşılaşmaları çok tatlıydı.Çoğu bilmez ama o kırmızı ip davası çok eski bir mittir.Çin miti.Daha sonra asyanın her yanına yayılmış bir efsane diyebilriz.Önce onunla ilgili ufak bir anlatım yapıcam sonra konuya dönücem.

Kaderin kırmızı ipi adında bir inanış vardır.Bu inanışa göre; Tanrı her insanın ayak bileklerine -bu japonyada serçe el parmağı olarak geçiyor- kırmızı bir ip bağlar ve kaderleri birleşecek insanları bu ipler sayesinde bağlarmış.İp esner, kör düğüm olur ama asla kopmazmış.Bu ip sayesinde iki insan birbirinden kilometrelerce uzakta olasalar da, birbirlerinden delice nefret etseler de en sonunda mutlaka birleşirlermiş... 



Kendi elcağazımla uğraşıp shopladığım resmi geçtikten sonra ikilinin aşkı konusunda güzel bir gülümseme edinmişsinizdir diye umuyorum.Ben ki bu kaderin kırmızı ipine takıntılı ve aşık biri olarak bu dizide böyle güzel işlenmesine ayrı bir hayranlık duydum.Öyle ki bu dizisinden sonrada senarist hanımla aynı kafada olduğumuz düşüncesine iyice girmiş bulunmaktayım.Herhalde o yazmasa 1 2 yıl sonra ben o tarz bir şeyler çıkarmış olabilirdim hehe Ajussimiz de Kim jo won vari bir şeydi.Çok güldürdü beni ve çok sevdim onu.Sanki Hyun bin havaları sezdim gibi olsa da ara ara, genede kendine özgü bir espri anlayışı vardı diyebilirim.Farklıydı Hyun oppadan, onunda yaşı dolayısıyla olduğunu düşünüyorum.


Dizide bu ikilimizin aşkı dışında tabiki sevdiğim başka çiftlerde oldu.Hatta öyleki bizim ikiliyi bırakıp diğer 2lilere nolucak diye merakla bekledim.Hatta onların sonunu bile daha çok merak ettim.Kendinden yaşça büyük olan ajussiyi seven kızımız.Onu seven ajusssi.Para annesi ve genç biriyle evli hatun.Çapkın kocası.Güvenemediği evliliği.Merak ettiğim sonları.Bütün ilişkiler çok güzel işlenmişti ve hepsinin sonunu ayrı bir merakla bekledim.Şimdi onlar hakkında da konuşmak istiyorum aslında ama spoiler vericem bayaca.O yüzden kısaca oyunculuklar çok iyiydi senaryo çok iyiydi resmen onların içinde bizde yaşadık olayları diyebilirim.Para annesi ajummaya çok üzüldüm.Bir ağlama sahnesi var hatırlarsınız sonlara doğru orda resmen ağlattı benide nasıl bir rol yeteneğidir o bacım! Ayakta alkışladım bu kadar iyi bürünür o anki duyguya! O karakterde paranın ve yakışıklı genç kocanın bize mutluluk getirmeyeceğini öğretti.Önemli olan karşılıklı sevgi ve manevi zenginlik.



Diğer çifte gelirsek bilmiyorum hala kızın kendinden 17 yaş büyük bir adama aşık olmasını algılayamıyorum..Ancak birleşmelerini istediğim doğrudur.Çok seviyorlardı.Çaresizlerdi.Ve kızın sonuna kadar çaresizce adamın peşinden koşması hıçkıra hıçkıra ağlaması beni de ikna etti sevgisine.Belkide aşkın o yönünü anlayamıyordum, bu ikiliyi değil.Adamında ondan kalır yanı yoktu.Hem kardeşi gibi gördüğü adamın kız kardeşi, hem kendinden 17 yaş küçük.Zor bir tabloydu.Aşılamayacak bi dağdı.







Bu 4 ajussi (kısacası F4 ) beni oldukca güldürdü ve kıskandırdı.Neden kıskandırdı derseniz aralarındaki bağ çok güçlüydü ve arkadaştan öte kardeş gibiydiler.Ama hepsinden öte çapkındılar! :D Çok güldüm o sahnelere. 
(bkz: alttaki resim.)



Kısacası çok tatlıydı hepsi.Kızı annesinin kırıklarından kurtarmaya gittiklerinde yaptıkları şu cengaverce aama bir o kadar komik masaya tekme sahnesi ve ajussinin küfürbaz tarafı..Allahım gülmekten ölmüştüm o bölüm heheheheh 




Küfürbaz ajussi, çapkın ajussi, soğuk ve inek ajussi, yakışıklı ve kibirli ajussi.Hepsini çok sevdim ben.Bir ara onları tekrar izlemeyi boynumun borcu bilirim efendim.Ben dizileri pek ayrıntılı anlatmayı sevmem bu yüzden ayrıntılı anlatmadım bunu da.Ancak izleyin.İzlemesseniz çok şey kaybedersiniz.Gülmek ve stres atmak için birebir bir dizi Gentleman's.Bir de oldukça yakışıklı 2 çıtıra da sahip.Birini Cn Blue'dan gayeeet iyi tanıdığınıza eminim  ♥ _♥ 
Ahyşş Jong hyun..






Ben derim ki;
İzleyin, izlettirin....





Selam! Wattpad hikayeme göz gezdir ---> Kralın Kalbi




.................................................................................





13 Ağu 2012

Skip Beat / İntikam için gidilen her yol mübahtır..


Geldik yeni dizi yazımıza daha.Bayaaadır yeni bir şeyler paylaşmıyorum mazur görmek lazım koşturmaca falan tutup doğru dürüst açamadım bloğu.Tekrardan affınıza sığınıyorum ve geçiyorum dizimizin tanıtımına.Skip beat bilindiği üzre animesinden diziye çevrilmiştir.Bence kişisel olarak önce bir animesi izlenip karakterler üzerinde daha şirin bir duygu edinilmesi, sonra dizisiylede kanlı canlı görselliğe vurulması gerek çünkü bazı animeden bozma havaları mevcut dizinin, buda anime sevmeyen ve izlemeyen biri için ilk bakışta saçma ve iğreti durabilir.Aslında animesi bana göre daha iyiydi ve diziyi sevmem, izlememdeki tek ve tek neden o heykelden bozma Siwon yaratığının olmasıydı.Adam bir kere daha ağzımın suyunu akıttı vesselam.Kendisini sevgi ve saygıyla anıyorum şuan.Analar ne çocuklar doğuruyor bee! Neyse konudan azıcık saptım sanki.Efendim dizinin konusu biraz gıcık zaten.İşte ihanete uğrayıp yıllarını bir pislik için harcayan zavallı kızcağız ve tamamen bir dallama olan oğlanımız var.Kızı yıllarca kölesi gibi sadece onun eli kolu hizmetcisi olsun diye kullanmış, tabi kızımız bunu öğrenince açmış ağzını, etmiş yeminini.Seninle eğlence söktöründe kozlarımızı paylaşıcaz, intikamım acı olucak oğlum! Bekle beni!! diyerek şiddetli yeminini edip atmış kendini şöhret yollarını.Daha sonra yakışıklı Siwon'umuzla tanışıyor oda bir oyuncu tabisi.Böyle başlıyor dizimizin enteresan intikam hikayesi...



Oğlana acayip sinir oldum.Öyleki sonuna kadar abicim böyle kızı kullanmasının ve yüzüne ne gelirse söylemesinin kesin bir nedeni vardır ve sonunda çıkar diye beklemeyin.Karaktersizin teki çünki! Ve öyle kalmayada devam etti.Kızımızda şirin bişey.Ben oyuncuyuda sevdim açıkcası.Hele saçını kısacıık kestirdiğinde çok çok şeker olmuştu..Özellikle o tepindiği, oğlanı her gördüğünde veya onunla ilgili bir şey duyduğunda kara sislere büründüğü yerler gerçekten komik.Yalnız tabiki animesinde daha çok eğlenmiştim bunu şiddetle vurgulıyım!! Her neyse ben animeye sapmadan dizi yönüyle devam edicem yazıma.Kızın annesinin onu neden sürekli terkettiği kısımlar detaylı girilmemiş.Öyle her allahın günü çekip giden bir kadın tiplemesiydi.Bir süre sonra sinirimi bozdu bu.Oğlanı neden bu kadar bencil olduğuda verilmemişti.Doğasından heralde diyip geçtik.Aslında halbuki kıza çocukluktan bir sempatisi, sevgisi vardı ama neden böyle oldu bilinmiyordu.Bir Ceo vardıki sormayın gitsin.Acayip komik ve yaratıcı bir karakter.Siwon'un menejeride (İsim vermiyorum çünkü tamamen kafa karışıklığı!) aynı şekilde çok tatlıydı.Öyleki dizide en çok onun ruh halleri, hayalleri ve mimiklerine güldüm.Adam çok şekerdi yav.




Üzerinde durulması gereken o kadar çok karakter varki aslında hangi birini yazssam bilemedim dizi sadece aşk değil, arkadaşlık, aile ve sevgi kavramınıda işlemişti.Hatta bunlar daha yoğundu diyebilirim şayet sonlarına kadar aşkı pek net bir şekilde göremedim.Ki sonunuda beğendiğim söylenemez.Hatta sinirle 'Bu ne be böylemi bitti şimdi!' diye kapatmıştım.En azından animedeki kadar saçma bir son değildi.Hiçbirşeyi kesinleştirmeden bitirdikleri gibi elde tutulur bir şeyde yoktu yani (bkz:Kiss scene) En azından dizide hayalde olsa onun gerçekleştiğini gördük.Ne diyim umarım animesinin 2.sezonu (artık umudumda kalmadı ama) gelir de bu havada kalmış son olayından kurtulur güzelim anime.Yoksa vay haline vay.Biliyormuydun bu sonu diyicek olursanız evet biliyordum ama ben ne biliyim orjinalinden sapıp seyirciye istenileni verirler diye düşünürken gel sen kocaa kiss sahnesini hayalden ibaret yap! Ay vazgeçtim yazmıyorum Siwon'un yakışıklılığını göz doldurucu oyunculuğunu falan! Onun için devam ettim, onun için bitirdim ama pişmanmıyım evet! Koca 15 saatimi aldı, izlemem gereken diziler yazmam gereken kitabım dururken saçma bir sona sahip, hiç bir şey alamadığım bir dizi izledim.Gel gelelim önünüzde izlenicek diziler, filmler yığılmışsa şayet...bence izlemeyin.Çünkü bittiğinde ben kocaa bir kara deliğe düştüm, boşlukta gibiyim hiç birşey vermedi bana ve sadece Siwon yakışıklılığını izleme görme şerefine nail oldum.Boş vaktiniz var ise buyrun izleyin.Yok ise benden söylemesi başka güzel dramalar sizi bekler açın onları izleyin...





Ben derim ki (Boş vaktiniz yoksa);
İzlemeyin, izlettirmeyin..




Selam! Wattpad hikayeme göz gezdir ---> Kralın Kalbi




.................................................................................